Tanışmanın büyüsü

  • 12 Nisan 2012
  • 720 kez görüntülendi.
Tanışmanın büyüsü
Tanışmanın büyüsü

Büyük aşk yaşadığımız kişilerle o ilk tanışma anını, ilişkimiz bitse bile hiç unutmayız. Çünkü o, büyülü bir durumdur. Bir daha asla yaşanmayacak bir andır. Kimi zaman bir tesadüf, kimi zaman önceden hazırlanmış bir plandır bu. O anı hatırladığımızda, o sevgiliden ayrılmışsak burnumuzun direği sızlar. Hala birlikteysek, sevgiliyle birlikte geçmişe doğru yolculuk yapar, gülerek yad ederiz. 14 Şubat Sevgililer Günü nedeniyle www.napolyon.com sitesinin düzenlediği “En İyi Tanışma Öyküsü” yarışmasının jüri üyeliğini yaptım. Binlerce tanışma öyküsü gönderildi. Bunların arasından en iyilerini seçmekte çok zorlandım. Sonunda ilk 3 hikayeyi belirleyebildim. Şimdi bu hikayeleri paylaşmak istiyorum.

* * *
Birinci olan hikaye: Eşimle 1999’da Hukuk Fakültesi’nde okurken tanıştık. Sınıfımız 500 kişiden oluşan büyük bir anfiydi. Bir gün derse geldiğimde sıramda bir avuç kabuklu fıstık buldum. Fıstıklardan birinin kabuğunu kırdım, içinden minik bir kağıt parçası çıktı. “Seni seviyorum” yazıyordu. Büyük bir telaşla tüm fıstıkların kabuğunu kırdım, hepsinden aynı küçük not çıktı. 1 ay boyunca her gün sırama içinde “Seni seviyorum” yazan notların bulunduğu kabuklu fıstıklar bırakıldı. Bir ay sonra, derse geç kalan biri telaşla yanıma oturdu, ders anlatılırken bana bir avuç kabuklu fıstık uzattı ve gülümsedi. Esrarengiz adam ortaya çıkmıştı. Şimdi bu adamla evliyim ve 4 yaşında bir kızımız var. Sinem Ü.
* * *
İkinci olan hikaye: Havaalanında kaybettiğim bavulumu ararken hayatımın adamını buldum. 10 gün il dışında çalışmış ve dönerken bütün çalışma, analiz ve raporlarımın bulunduğu bavulumu kaybetmiştim. Havaalanında sinirden köpürüyor, çılgınca bağırıyordum. Elimdeki su şişesinin kapağı açıktı. Sinirle salladığım şişedeki su onun üzerine boca oldu. Bu kez o bağırmaya başladı. Bana duyduğu kızgınlıkla havaalanından çıktı. Ben bavulumu falan unutup peşinden gittim. Bindiği taksiye bindim. “Özür dilemeden hayatta bırakmam. Önce sana bir tişört alacağım sonra kahve ısmarlayacağım” dedim. O gün tuttuğum elini asla bırakmadım. Burcu P.
* * *
Üçüncü olan hikaye: Böbrek hastasıydım ve bana uyacak böbreği bulmaya çalışıyorlardı. Bir sabah benim yaşlarımda birinin vefat ettiği ve böbreklerinin bağışlandığı haberi geldi. Kendim için sevindim ama ölen kişi için üzülmüştüm. Suat, ölen kişinin ağabeyiydi. Nakilden önce ölenin ailesinin yanına gidip başağlığı diledim. Nakilden sonra da onlar bana “Geçmiş olsun” demeye geldi. Ailece görüşmeye başladık. Benimle Suat’ın arasında bir aşk oluştu. Suat’ın kardeşinin böbreğini artık ben taşıyordum. Beni her şeyi olarak görmeye başladı. Ben de onu deliler gibi seviyorum. Dördüncü yılımızı doldurduk ve aşkımız her geçen gün büyüyor. Gülay C.
* * *
Dördüncü olan hikaye: Karlı bir gün İstiklal Caddesi’nde dolaşıyordum. Üşüdüm ve kafelerden birine oturdum. Tahta masanın üzerine kazınmış bir telefon numarası dikkatimi çekti. Biraz can sıkıntısından, biraz da vakit geçirmek için o numarayı aradım. “Efendim” diye telefonu açan ses içimi titretti. Dalga geçmek amacıyla başlayan telefon konuşması 2 saat sürdü. Bulunduğum yeri söylememi istedi, söyledim. 1 saat sonra yanımdaydı, “Konuştuğun kişi benim” dedi. Her şey nasıl gelişti hiç anlamamıştım. İşin ilginç yanı ben Ankara’da yaşıyordum ve İstanbul’a arkadaşlarımı görmeye gelmiştim.
O da bana “Bugün Ankara’ya djönüyorum. Gitmeden seni görmeliyim” deyiverdi. Kader biz iki Ankaralı’yı İstanbul’da buluşturmuştu. Tuğçe T.
* * *
Beşinci olan hikaye: Denizdeydim, yüzerek dubalara çekilmiş ipin olduğu yere ulaştım. Şimdi aşkım olan o güzel kız da ipin üzerine oturmuş dinleniyordu. Gözleri masmaviydi. Ben de ipin üzerine oturmak istedim ama onun dengesini bozdum. Kilom tabii ki ondan çok daha fazlaydı. O, suya gömüldü. Elinden tutup sudan çıkardım, özür diledim ama o bana “Ayı” dedi. Şimdi evliyiz ve bir çocuğumuz var. Erkan Y.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ