Gökhan Tepe’yi gördüğünüz yerde kaçın!

Mektepli popçulardandır Gökhan Tepe. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nı bitirdi önce, ardından da Haliç Üniversitesi Konservatuvar Bölümü’ne devam etti. Sonradan popu seçecek bir şarkıcı ya da şarkı yazarı için bu eğitim fazla ya da yersiz gibi görünebilir kimilerine ama değil. Mektepli olmak, her daim ve her alanda olduğu gibi, müzikte de ve tabii popta da iyidir, insana fazladan şeyler katar.
Ama poptan popa da fark vardır. Gökhan Tepe’nin yaptığı hiçbir şeyde -ki albümün basın bültenine göre, bugüne kadar 7 albüm ve 2 single yapmış- bu eğitimin fazladan bir katkısı görülemedi. Her ama her zaman, herkesin yapabileceği türden şarkılar yaptı, herkesin söyleyebileceği şekilde söyledi.

Yıllar yıllar önceydi, 90’ların ortaları; Tarkan önce ‘Şıkıdım’ ardından da ‘Şımarık’ ile toza dumana boğmuştu memleketi ve her plak firması bu dalganın ekmeğini yeme, kendi Tarkan’ını ambalajlama peşindeydi. Ulus Müzik de Gökhan Tepe’ye yatırım yapmıştı.  (Bazı yerlere/işlere/fonksiyonlara serbest gömdermeli) ‘Çöz Beni’ adlı ilk albümünde, Gökhan Tepe yeni Tarkan’ımız olacak gibi de gözükmekteydi. Çıkış şarkısı ‘Bayıldım’da (Allah için) halse hal, tavırsa tavır vardı: “Pantolonunu sevdim, çıkar onu bebeğim, hadi gel bize gidelim.”

Pantolon çıkarıldı mı/bir yerlere gidildi mi bilinmez ama Tepe daha sonra Tarkan kopyacılığında ekmek olmadığını gördü ve ikinci albümü ‘Canözüm’ ile Sezen Aksu’nun erkek versiyonu olmaya çarketti. Niyeti buydu ama varabildiği nokta, kötü bir Ümit Sayın taklidiydi.

Çünkü bu işler bir tek planla/programla/karar vermeyle yapılabilecek şeyler değildi. Tutarlılık şarttı, olmazsa olmazdı. Ve elbette samimiyet ile sahicilik. Daha kısa bir süre önce ‘Pantolonunu sevdim’ numarası ile birilerini pantolonsuz bırakmaya çalışan birinin, hemen ardından “Canözüm söyle adaletin ne, veremem seni kimselere” diye bağrı yanık bir âşık edasıyla yollara düşmesi kime inandırıcı gelebilirdi ki? Gelmedi. Kimse ciddiye almadı.

ONUNLA HİÇBİR YERE

O; büyük aşkları anlatan, efsane ilişkiler nakleden şarkıların şarkıcısı olmak istiyordu. Canözü hiç oralı olmamıştı. Ama sonra oldu gibi de. Her yeni albümü ile birlikte o doksan ortalarının ‘zıpır’ imajı geçmişin raflarında tozlanmaya solmaya başladı.

Televizyon da Tepe’nin istediklerini elde etmesi için ciddi katkılarda bulundu. Dizilerde oyuncu olarak yer almaya başlamasıyla birlikte hayran kitlesi büyüdü. Melül melül aşk peşinde dolanmasının desteği ile de hayran kitlesi genişledi. Her zaman olabilen olmuştu. Dizilerden onu sevenler albümlerinin peşine düşmüştü; tıpkı şarkılarını zaten sevenlerin televizyon karşısına çöreklenip, onu seyretmeyi kaçırmamaları gibi.

Yeni albüm ‘Seninle Her Yere’, firmasına göre şarkıcıyı zirveye oturtacakmış. Daha önce iTunes’ta satışa sunulmuş ‘Gelsen de Anlatsam’ ve ‘Sonsuza Kadar’ ile ‘Gelsen de’nin bir remix’i dahil, albümde toplam 8 şarkı var. Başka bir deyişle, yeni şarkıların sayısı sadece 5! Ve buna ‘albüm’ denmesi yetmemiş gibi, bir de bununla zirveye oturmaya geliniyor. Zirve için daha çok, çok daha çokkk çalışılması gerekiyor, ne yazık ki.

Üstelik yeni 5 şarkının beşi de olsalar da olurdu olmasalar da. Hüzünden bahsederken keyif zilleri çaldırılan, mutluluk aranırken ana okulu replikleri sıralanan şarkılar bunlar. Bırakın zirveyi, yerini korusa iyidir.
Gökhan Tepe’nin ardına düşmek, onunla her yere gitmek bir yana, görüldüğü yerde kaçılmalı.

(Beş üzerinden bir yıldız)

YÜREKLERE OTURAN ŞARKILAR
Ji Nu Ve-Again-Yeniden/Rojin/R.B.I D&R fiyatı: 15.99 TL (Beş üzerinden üç yıldız)

 

Kürtçe müziğin üretken/çalışkan isimlerinden Rojin’in yeni albümü. İlk albümü ‘Ya Hep Ya Hiç’ tamamıyla Türkçeydi. Sonraki albümlerine hem Türkçe hem de Kürtçe şarkılar dahil etti. Yeni albümünde İngilizce bir şarkı da var, IŞİD vahşetini anlatan ‘Shame’. Roboski’de yaşanan felaketi aktaran ‘Roboski’, albümün en dokunaklı noktası. Rojin, o eşsiz sesinin desteği ile orada olup bitenlerin kalplere taş gibi oturmasına sebep oluyor. İşin yenilik tarafını hiç unutmayanlardandır; her zaman farklı müzikal formüllerin peşinde oldu, bu sefer de öyle. Bazı şarkıların içine rap yerleştirilmiş; laf olsun diye değil, söyleneni/anlatılanı daha keskinleştirsin diye. Can Hatipoğlu (‘Heybenin’) ve Orkun Tunç ile Doruk Öztürkcan’ın (‘Ji Nu Ve’)’un remix’leri de mükemmel; şarkılara yeni bir can kazanmış.

NE ARARSAN BURADA
Yalnızlık Makamı/Yılmaz Morgül/Esen Müzik D&R fiyatı: 7.99 TL(Beş üzerinden bir yıldız)


Bir twitter fenomeni haline gelmek üzereyken çarketmişti Yılmaz Morgül; belli ki aklı başında dostları var etrafında, “Böyle olmaz” diye araya girdiler de, kahkahalar(ımız)a dur dediler. Dört şarkı ve bir versiyondan oluşan ‘Yalnızlık Makamı’, ne yapacağını bilemez durumda bırakılmış şarkıcıların birkaç taşla tek bir kuş olsun, vurabilme gayretinin bir tezahürü. Ağır arabesk bir şarkıyla başlıyor; (son birkaç ayın bir başka popülerlik gayretkeşi) Niran Ünsal’la düet, ne dünya üzerinde, ne de bizde de el atmadık kimse kalmış ‘Yaralı Gönül’ (emsalsiz ‘Misirlou’nun Türkçe versiyonu) ve Sadettin Kaynak’ın söyleyene ses gösterisi yapma fırsatı sunan ‘Çile Bülbülüm’ü ile devam ederek, ‘Yaralı Gönül’ün rock versiyonu ile sonlanıyor… Gel vatandaş, ne ararsan burada, Yılmaz Morgül’de.

NOT DEFTERİMDEN YAPRAKLAR

* Kürtçe müziğin en yenilikçi isimlerinden Dodan ile alternatif müziğin kalelerinden Yaşar Kurt, Newroz Şenliği’nde, The Mekan’da. 21:00
* Narin ve naif Göksel, yarın akşam Bostancı Gösteri Merkezi’nde. 21:00
* Tamamıyla başına buyruk Yıldız Tilbe, 25 Mart Çarşamba, Jolly Joker’de. 22:00
* Dinlemelere doyulmaz Bulutsuzluk Özlemi, 26 Mart’ta Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde. 22:30
* Bulutsuzluk Özlemi’nin “Yol”unu (CD ya da LP farketmez), konser öncesi birkaç kere daha dinlemek, havaya girmeye yarayabilir.

 

  • 27 Mart 2015
  • 283 kez görüntülendi.
Gökhan Tepe’yi gördüğünüz yerde kaçın!

Mektepli popçulardandır Gökhan Tepe. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nı bitirdi önce, ardından da Haliç Üniversitesi Konservatuvar Bölümü’ne devam etti. Sonradan popu seçecek bir şarkıcı ya da şarkı yazarı için bu eğitim fazla ya da yersiz gibi görünebilir kimilerine ama değil. Mektepli olmak, her daim ve her alanda olduğu gibi, müzikte de ve tabii popta da iyidir, insana fazladan şeyler katar.
Ama poptan popa da fark vardır. Gökhan Tepe’nin yaptığı hiçbir şeyde -ki albümün basın bültenine göre, bugüne kadar 7 albüm ve 2 single yapmış- bu eğitimin fazladan bir katkısı görülemedi. Her ama her zaman, herkesin yapabileceği türden şarkılar yaptı, herkesin söyleyebileceği şekilde söyledi.

Yıllar yıllar önceydi, 90’ların ortaları; Tarkan önce ‘Şıkıdım’ ardından da ‘Şımarık’ ile toza dumana boğmuştu memleketi ve her plak firması bu dalganın ekmeğini yeme, kendi Tarkan’ını ambalajlama peşindeydi. Ulus Müzik de Gökhan Tepe’ye yatırım yapmıştı.  (Bazı yerlere/işlere/fonksiyonlara serbest gömdermeli) ‘Çöz Beni’ adlı ilk albümünde, Gökhan Tepe yeni Tarkan’ımız olacak gibi de gözükmekteydi. Çıkış şarkısı ‘Bayıldım’da (Allah için) halse hal, tavırsa tavır vardı: “Pantolonunu sevdim, çıkar onu bebeğim, hadi gel bize gidelim.”

Pantolon çıkarıldı mı/bir yerlere gidildi mi bilinmez ama Tepe daha sonra Tarkan kopyacılığında ekmek olmadığını gördü ve ikinci albümü ‘Canözüm’ ile Sezen Aksu’nun erkek versiyonu olmaya çarketti. Niyeti buydu ama varabildiği nokta, kötü bir Ümit Sayın taklidiydi.

Çünkü bu işler bir tek planla/programla/karar vermeyle yapılabilecek şeyler değildi. Tutarlılık şarttı, olmazsa olmazdı. Ve elbette samimiyet ile sahicilik. Daha kısa bir süre önce ‘Pantolonunu sevdim’ numarası ile birilerini pantolonsuz bırakmaya çalışan birinin, hemen ardından “Canözüm söyle adaletin ne, veremem seni kimselere” diye bağrı yanık bir âşık edasıyla yollara düşmesi kime inandırıcı gelebilirdi ki? Gelmedi. Kimse ciddiye almadı.

ONUNLA HİÇBİR YERE

O; büyük aşkları anlatan, efsane ilişkiler nakleden şarkıların şarkıcısı olmak istiyordu. Canözü hiç oralı olmamıştı. Ama sonra oldu gibi de. Her yeni albümü ile birlikte o doksan ortalarının ‘zıpır’ imajı geçmişin raflarında tozlanmaya solmaya başladı.

Televizyon da Tepe’nin istediklerini elde etmesi için ciddi katkılarda bulundu. Dizilerde oyuncu olarak yer almaya başlamasıyla birlikte hayran kitlesi büyüdü. Melül melül aşk peşinde dolanmasının desteği ile de hayran kitlesi genişledi. Her zaman olabilen olmuştu. Dizilerden onu sevenler albümlerinin peşine düşmüştü; tıpkı şarkılarını zaten sevenlerin televizyon karşısına çöreklenip, onu seyretmeyi kaçırmamaları gibi.

Yeni albüm ‘Seninle Her Yere’, firmasına göre şarkıcıyı zirveye oturtacakmış. Daha önce iTunes’ta satışa sunulmuş ‘Gelsen de Anlatsam’ ve ‘Sonsuza Kadar’ ile ‘Gelsen de’nin bir remix’i dahil, albümde toplam 8 şarkı var. Başka bir deyişle, yeni şarkıların sayısı sadece 5! Ve buna ‘albüm’ denmesi yetmemiş gibi, bir de bununla zirveye oturmaya geliniyor. Zirve için daha çok, çok daha çokkk çalışılması gerekiyor, ne yazık ki.

Üstelik yeni 5 şarkının beşi de olsalar da olurdu olmasalar da. Hüzünden bahsederken keyif zilleri çaldırılan, mutluluk aranırken ana okulu replikleri sıralanan şarkılar bunlar. Bırakın zirveyi, yerini korusa iyidir.
Gökhan Tepe’nin ardına düşmek, onunla her yere gitmek bir yana, görüldüğü yerde kaçılmalı.

(Beş üzerinden bir yıldız)

YÜREKLERE OTURAN ŞARKILAR
Ji Nu Ve-Again-Yeniden/Rojin/R.B.I D&R fiyatı: 15.99 TL (Beş üzerinden üç yıldız)

 

Kürtçe müziğin üretken/çalışkan isimlerinden Rojin’in yeni albümü. İlk albümü ‘Ya Hep Ya Hiç’ tamamıyla Türkçeydi. Sonraki albümlerine hem Türkçe hem de Kürtçe şarkılar dahil etti. Yeni albümünde İngilizce bir şarkı da var, IŞİD vahşetini anlatan ‘Shame’. Roboski’de yaşanan felaketi aktaran ‘Roboski’, albümün en dokunaklı noktası. Rojin, o eşsiz sesinin desteği ile orada olup bitenlerin kalplere taş gibi oturmasına sebep oluyor. İşin yenilik tarafını hiç unutmayanlardandır; her zaman farklı müzikal formüllerin peşinde oldu, bu sefer de öyle. Bazı şarkıların içine rap yerleştirilmiş; laf olsun diye değil, söyleneni/anlatılanı daha keskinleştirsin diye. Can Hatipoğlu (‘Heybenin’) ve Orkun Tunç ile Doruk Öztürkcan’ın (‘Ji Nu Ve’)’un remix’leri de mükemmel; şarkılara yeni bir can kazanmış.

NE ARARSAN BURADA
Yalnızlık Makamı/Yılmaz Morgül/Esen Müzik D&R fiyatı: 7.99 TL(Beş üzerinden bir yıldız)


Bir twitter fenomeni haline gelmek üzereyken çarketmişti Yılmaz Morgül; belli ki aklı başında dostları var etrafında, “Böyle olmaz” diye araya girdiler de, kahkahalar(ımız)a dur dediler. Dört şarkı ve bir versiyondan oluşan ‘Yalnızlık Makamı’, ne yapacağını bilemez durumda bırakılmış şarkıcıların birkaç taşla tek bir kuş olsun, vurabilme gayretinin bir tezahürü. Ağır arabesk bir şarkıyla başlıyor; (son birkaç ayın bir başka popülerlik gayretkeşi) Niran Ünsal’la düet, ne dünya üzerinde, ne de bizde de el atmadık kimse kalmış ‘Yaralı Gönül’ (emsalsiz ‘Misirlou’nun Türkçe versiyonu) ve Sadettin Kaynak’ın söyleyene ses gösterisi yapma fırsatı sunan ‘Çile Bülbülüm’ü ile devam ederek, ‘Yaralı Gönül’ün rock versiyonu ile sonlanıyor… Gel vatandaş, ne ararsan burada, Yılmaz Morgül’de.

NOT DEFTERİMDEN YAPRAKLAR

* Kürtçe müziğin en yenilikçi isimlerinden Dodan ile alternatif müziğin kalelerinden Yaşar Kurt, Newroz Şenliği’nde, The Mekan’da. 21:00
* Narin ve naif Göksel, yarın akşam Bostancı Gösteri Merkezi’nde. 21:00
* Tamamıyla başına buyruk Yıldız Tilbe, 25 Mart Çarşamba, Jolly Joker’de. 22:00
* Dinlemelere doyulmaz Bulutsuzluk Özlemi, 26 Mart’ta Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde. 22:30
* Bulutsuzluk Özlemi’nin “Yol”unu (CD ya da LP farketmez), konser öncesi birkaç kere daha dinlemek, havaya girmeye yarayabilir.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ