Gerçek aşk için kendinle yüzleş

  • 11 Nisan 2012
  • 509 kez görüntülendi.
Gerçek aşk için kendinle yüzleş

Geçmişte yaşanan aşkların, ruhta bıraktığı tortu bir süre sonra bilinçaltına yerleşiyor. Sonra bilinçaltında biriken bu tortular, korku olarak gün yüzüne çıkıyor. Yeni bir ilişkiye başlanacağı zaman, ya da ilişkinin içerisindeyken korku insanda ‘baskı unsuru’ oluşturuyor. Aşkı yaşamak yerine, kişi kendini ve karşısındakini boğmaya başlıyor. Korkuyla beraber şüphe de insanan yakasına yapışıyor ve iş artık iyice çetrefilleşiyor. Kişi, bu durumdan kurtulmak istedikçe daha da batıyor. Batıkça hep başkasını, hep karşısındakini suçluyor, kendisini aklıyor. Derken giden gidiyor, bir kez daha ilişki bitiyor ve bilinçaltı için yeni tortular oluşuyor.

Bir ilişkiye başlamak için önce insanın kendisini hazır hissetmesi şart. Bir önceki ilişkide meydana gelen yürek yaraları iyileştirilmeden insanın yeni birini hayatına alması büyük hata. Yürek yaralarını iyileştirmenin yolu da bilinçaltını dışa vurmak, bir başka deyişle yüzleşmekten geçiyor. Kişinin kendi yaptığı hataları da mutlaka göz önüne alması, gerekirse kendini acımasızca eleştirmesi şart. Bilinçaltımızda biriken her şey bizim için zehirdir. Bu zehri akıtmalı ve etkisinden kurtulmalıyız. Bunun için size birkaç yol önereceğim:

1) İlişkin bittiğinde sakın yedekteki birini devreye sokma. Bu, hastalığın üzerini kapamaktan başka işe yaramaz. Üstelik hem bunun pişmanlığını yaşarsın hem de yüzleşmeyi geciktirdiğin için eskisinin etkisinden daha zor kurtulursun.
2) Terk edildiysen ya da aldatıldıysan bile bu işin sorumluluğunu sadece bunu yapana yıkma. İlişkini baştan sona bir düşün. Onu buna iten etkenlerde senin rolün var mı yok mu?
3) Arkadaşlar iyidir. Onlar hep seni haklı görür. Oysa sein acımasızca eleştirilmeye ihtiyacın var. Bu nedenle ilişkinin hesaplaşmasını yaparken bunu arkadaşlarına dert yanarak yapma. Ya becerebiliyorsan tek başına yap ya da bu işin uzmanlarından yardım al.
4) Gidenin gerekçesi sana tatmin edici gelmemiş olabilir. Ama bu gerçeği değiştirmez, giden gitmiştir. Hala “Neden gitti?” sorusunun yanıtını arama. Ben sana o yanıtı veriyorum, paşa gönlünün keyfi için gitti. Bu soruyu sormak yerine “Gitti ama bana güzel anılar bıraktı” demelisin.
5) İntikam almak fikrine saplanıp kalma. “Onu geri döndüreceğim, süründüreceğim, yalvartacağım” gibi düşünceler ancak filmlerde gerçekleşir. E sen de film oyuncusu olmadığına göre? Yapman gereken şey, yeni hayatına adım atmak için geçmişi geride bırakmak olmalıdır.
6) Yüzleşmeyi tam anlamıyla gittiğini ve bir daha dönmeyeceğini kabullenmen gerek. Umudun devam ettikçe bu yüzleşmeyi gerçekleştiremezsin. Bu durumda da süreç uzar ve sen daha çok acı çeker hale gelirsin.
7) Geçmişte yaşadığın ilişkinin ileride sende özgüven eksikliğine neden olmamasını istiyorsan kendine karşı çok dürüst olmalısın. Sadece sevgililik ilişkilerini değil, belki dostlarınla ve ailenle olan ilişkilerini de sorgulamalısın.
8) “Saldım çayıra, mevlam kayıra” sözü ilişkiler için geçerli değildir. Bir ilişkiyi yürütmek bir mesai ister unutma. Aynı şekilde kendinle yüzleşmek de. Bunun için her gün zaman ayırmalısın.
9) Yazmayı dene. kendinde gördüğün her türlü hatayı yaz. Bir daha okumak istemeyebilirsin ama mutlaka yaz.
10) Bilinçaltındaki korkulardan kurtulduktan sonra nasıl tazelendiğini, yeni bir ilişkiye nasıl hazır olduğunu görüp şaşıracaksın.

Öyleyse şimdi, şu an, seni bırakıp gideni suçlamayı bırak hemen yüzleşmeye geç.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ