Böl Parçala, Amaca Ulaşmaca

  • 03 Haziran 2012
  • 1.355 kez görüntülendi.
Böl Parçala, Amaca Ulaşmaca

Yıl 1960’lardan bir gün… Gedikpaşa semti Osmanlı döneminden beri Ermenilerin çoğunlukla yaşadığı semtlerden bir tanesi. Adı Emin, soyadı önemsiz önemli olan insan olması.Emin Gedikpaşada ayakkabı atölyesine sahip bir Ermeni. Ki Gedikpaşa ayakkabının anavatanı. Sağ dükkanında Sabri, sol dükkanında Mustafa. Hepsi birer Türk. Aşağı sokakta yine sıra gelen Ermeni ve Türk esnaflar. Her atölyede telefon yoktur, bazılarında bulunur imece usulü kullanırlar telefonları. Kimse kimsenin ne işine karışır ne de kazancına mani olur. Kepenkler indimi İstanbul akşamında herkes evlerine dağılır yarın sabah görüşünceye dek.

Yıllardan 1960’tı bu bağdaşma içimde birbirimizin kazancına mani olmadan önce bir zamandı.

Birer el girdi ve girdi aramıza. Türkiye 26-45 Doğu Meridyeni 36-42 Kuzey Paralelleri arasında bulunan Asya-Avrupa arasında gelmiş geçmiş en kıskanılası topraklara sahip bir ülkedir. Ve bu topraklarda yüzyıllardır bulunan TÜRK milleti yıllardır sıcak ve soğuk olmak üzere sürekli bir savaş halindedir. Bizler 60’larda önce ilk ayrıştırılmayı yedik bir el tarafından. Ve o el vatanı, ülke insanını böldü önce sağ-sol diye. Çünkü birlikte kuvvet doğar mantığı ile hızla yükselişe geçen TÜRK milleti kişi ve ülkelerce gıpta ile bakılan bir ulus memleketiydi. Çünkü bu memleketi önce kardeşlik sonra vatan aşkı sonra bağımsızlık ruhu bu hale getirmişti. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hep İleri” düşüncesi 1923 Ekiminde kurulan Türkiye Cumhuriyetini kısa bir zamanda öyle bir demokratik ve gelişmişlik ve de hoşgörü ülkesi haline getirmişti ki yıllardır savaş içinde olan Türk milletinin nasıl olurda böyle gıpta edilecek hale geldiği düşman ve düşmanlarca kıskanıldı. Ve ülke kardeşi kardeşe düşürme planları arasında kalıp yavaş yavaş ayrıştırılmaya başlandı. Sağ- Sol, Türk-Ermeni-Kürd-Yahudi, derken Erkek-Kadın ayrıştırılmasına bile girdi. Dünyada kadınlara öncelikle hakları veren memleketimin kadını birilerinin mantarite dayatması yüzünden ikinci sınıf insan konumuna dahi düşürüldü bir zaman önce ki bazı zihinlerde bu halen devam etmektedir. Ve biz halen ayrıştırılıyoruz. Her gün bir yenisi ortaya çıkıyor. Farkında değil misiniz bunun ? Fenerbahçe-Galatasaray-Tranbzonspor-Bursaspor-Beşiktaş-Kasımpaşa…..ve diğer tüm ülke kulüpleri arasında bir ayrışmaca devam etmektedir. Ki bu takımlar 50 ve 60’larda hatta daha yakın tarih olan Galatasaray’ın UEFA kupasını kazandığı gün bile kol kola omuz omuza maç izleyen biz TÜRK halkı şimdi birbirimizi öldürmek istercesine sırf bir takım bir renk gereksiz bir amaç hiçbir yarar sağlamayan bir unsur adına birbirimize düşman kesiliyoruz.

Tehlike bu. Ayrıştırılmaktır. Ve bu halde gidersek her gün yabancılar tarafından özelleştirilen memleketim bir süre sonra onlar hak iddia edip üzerlerine konarken ülkemin biz birbirimizle savaşa dururken onlar çoktan istediğine sahip olmak için salyalarını akıta akıta yine güzel memleketimin topraklarına girecektir.

Unutmayın dostlar. Bu vatanın nasıl ne takım zorluklarla kazanıldığını unutmayın. Frengistan bizi her zaman kıskanmış ve oyunları içine sokmuştur. Gün vatan sevgisinin içlerimize dolduğu gündür. Ve bu günün en güzel sözlerini MUSTAFA KEMAL ATATÜRK söylemiştir. “Bu memleket, Dünya’nın beklemediği, asla ümit etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu. Bu sahne yedi bin senelik (en aşağı), bir Türk Beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgârlarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvelâ korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu. Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu, şimşek, yıldırım, Güneş oldu. Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, Dünya’yı aydınlatan Güneş’tir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ